alıştırmak

v. accustom, regrind, familiarize, adjust, condition, break in, train, accommodate, attune, conform, addict, dovetail, enure, exercise, habituate, harden, inure, school, season
* * *
accustom

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • alıştırmak — i 1) Alışmasına yol açmak 2) Uyar duruma getirmek Anahtarı kilide alıştırmak. Dolabın kapağını alıştırmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ter alıştırmak — terinin biraz kurumasını beklemek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kanat alıştırmak — bir işe alışmaya çalışmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • İDMAN — Alıştırmak. Bir şeyde meleke kazanmak için tekrar tekrar hareket yapmak. * Beden terbiyesi. Jimnastik …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • alıştırma — is. 1) Alıştırmak işi 2) Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılan tekrar, temrin, talim, egzersiz 3) sp. İdman Birleşik Sözler yer alıştırmaları …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bavlı — is. 1) Ava alıştırılmış hayvan 2) Avcıların, köpeklerini ava alıştırmak için kullandıkları yapay kuş vb …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bavlımak — i Şahin ve köpeği ava alıştırmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hazırlamak — i 1) Bir şeyi kullanılacak, yararlanılacak duruma getirmek Bir çeyrek saat içinde bavullarımızı bile hazırlayamazdık. Y. K. Karaosmanoğlu 2) nsz Bir şeyi ortaya koymak, gerçekleştirmek Sözlük hazırlamak. 3) Önceden düzenlemek 4) Önlem almak,… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kanat — is., dı 1) Kuşlarda ve böceklerde uçmayı sağlayan organ Kuşun kanatlarını kısıp bir taş parçası gibi yere süzüldüğü gözümün önündedir. M. Ş. Esendal 2) Balıklarda yüzgeç 3) Bir uçağın havada durmasını sağlayan taşıyıcı aerodinamik güçlerin… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • karalama — is. 1) Karalamak işi 2) El alıştırmak için çok tekrarlanarak yazılan yazı 3) Üstünde düzeltmeler yapılan, temize çekilmemiş yazı taslağı, müsvedde İlk şiirim olan bir türkü güftesini, Üsküp türkülerinde gördüğüm vezinle karalamaya başladım. Y. K …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • taşlamak — i 1) Taş atmak, taşa tutmak Hem bağırıyor hem atlıları taşlıyordu. Y. Kemal 2) Bir şeyin içindeki taşları ayıklamak 3) Taş vb. nesnelerle kumaşı beyazlatmak veya parlatmak 4) Metal bir parçayı zımpara ile törpüleyerek yuvasına alıştırmak 5) Taş… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.